seyfettin efendi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seyfettin efendi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2017 Çarşamba

Seyfettin Efendi ve Esrarengiz Hikayeleri 1

Olağanüstü Maceraların eleştirileri tamamlandı ama seri tamamlanmamıştı. Bu kez merceklerimizi Devrim Kunter’in çizdiği, hikayeleri ise farklı yazarlara ait olan Seyfettin Efendi ve Esrarengiz Hikayeleri çizgi romanına çeviriyoruz.
Esrarengiz Hikayelerin ilk cildinde çizimler her ne kadar aynı çizer tarafından kaleme alınsa da çizim tarzının her hikayede farklılaştığı göze çarpıyor.
Kitabın sonundaki Seyfettin Efendi ve Esrardaşları başlıklı galeri de değişik çizerlerin Seyfettin Efendi ve arkadaşlarına ilişkin yorumlarını içerdiğinden son derece güzel olmuş. Kapak ve iç kapaklar da oldukça estetik olduğunu söylemeden edemeyeceğim.

4 Ocak 2017 Çarşamba

Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları – 3 “Tesla Silahı”

İnsanı cezbetmemesi mümkün olmayan bir kapakla satışa sunulan “Tesla Silahı” Seyfettin Efendinin en gizemli macerası. Bundan önceki “Hayırsız Ada” serüveninde “Tesla Silahı projesini başlatın” talimatı verildiği için bir sonraki hikayenin adını  da bu şekilde olacağını önceden tahmin etmiştik.
Bu macera gizem perdesinin açıldığı öykü olarak notlara geçiyor. Daha önceki iki ciltte işlenen ve insanın kanını donduran cinayetlerin arkasında bir örgüt olduğunu biliyorduk. Fakat bu örgütün böyle garip ritüeller ve bilimsel deneyler ile vampirler ve kurt adamlar yaratmasının ardındaki motivasyonu bilmiyorduk.
Devrim Kunter başarılı bir çizer olmasının yanı sıra bir hikaye yazarı olarak ustaca işlediği ana temanın zincirlerine bir halka daha geçirmeyi ustalıkla başarıyor.

9 Aralık 2016 Cuma

Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları - 2 "Hayırsız Ada"

Seyfettin Efendi - 2

Seyfettin Efendi ve İfşa-i Sır teşkilatının serüveni bir önceki albüm olan Yeditepe Canavarı'nın bıraktığı yerden devam ediyor. Bu albüm bana kalırsa hem çizim, hem senaryo, hem de kurgu bakımından bir öncekinden fersah fersah ötede. Bunun sebebi de Devrim Kunter'in tarzını yakalamış olması.
Bir önceki sayıda karakterlerle tanışmıştık. Şimdi ise onları sevmeye başlıyoruz. Bu sayının en güzel yanı, eserin konseptini daha güzel yansıtıyor olması: Cumhuriyetin ilk yıllarında geçen steam punk ve noir özellikleri olan bir hafiyelik öyküsü. Serinin en karanlık, en gizemli ve en aksiyon dolu öyküsü bu.
Devam etmeden önce şu konuda uyarıyorum: yapmış olduğum incelemeler arasında en fazla spoiler içereni bu oldu. Hala okumadıysanız söz konusu albümü www.seyfettinefendi.com adresinden Devrim Kunter imzalı olarak alıp koleksiyonunuza katmanız mümkün.
Vampirleri hallettik şimdi sıra kurt adamlara geldi!
Bir önceki sayıda satanist ritüeller gerçekleştirerek seri cinayetler işleyen bir vampiri bilimsel yöntemlerle açığa çıkartan İfşa-i Sır teşkilatı bu defa da kurt adam ya da koca ayak olarak tanımlayabileceğimiz canavarları bilimsel yöntemlerle çözümlemeye çalışıyor.
Çizgi romanımız Osman Paşa ile Seyfettin arasındaki diyalogla başlıyor. Seyfettin Efendi Yeditepe Canavarı macerasının sonunda teşkilatın içerisinden bilgi sızdıran bir casus olduğu çıkarımına varmıştı. Bu konuyu uzatmadan kitabın ilk sayfalarında işlemişler. İşlemişler derken bu albümün senaryosu Devrim Kunter ve Cihan Türe tarafından kaleme alınmış. Anlaşılan o ki casus konusu daha sonraki sayılarda işlenecek. Seyfettin şu an üzerinde çalıştıkları vakıanın daha acil olduğu gerekçesiyle konuyu geçiştiriyor. Paşa ise o kadar emin değil.
Burada dikkatimi çeken şey şu oldu: Teşkilata Yeditepe Canavarı vakıasını veren bizzat Osman Paşa'nın kendisiydi. Bu hikayede ise bir vakıa üzerinde çalıştıklarını Paşaya söyleyen kişi Seyfettin oluyor. Osman Paşanın haberi yok gibi. Seyfettin'in hiyerarşiden hiç hoşlanmadığını biliyoruz. Yine de İfşa-İ Sır teşkilatının görevlendirilmesi ve çalışma şekli hakkında daha çok bilgi verilse fana olmaz. Daha sonraki sayılarda artık...
Hafiyelik öykülerinin en güzel yanı ortaya bir gizem koyup, bu gizemi adım adım ilerletmeleri; nihayetinde doruk noktasında çözmeleridir. Seyfettin efendinin bahse konu ettiğimiz bu sayısında yukarıdaki formül eksiksiz ama özgün bir şekilde işleniyor. Saldırıdan kurtulan kişi ile görüşülüyor, olay yeri inceleniyor, daha önce bulunmamış kanıtlara rastlanıyor, Haşaşilerin de bu işe karıştığı anlaşılıyor, beklenmedik ve oldukça tehditkar bir aksiyon sahnesi ile ilk bölüme nokta konuluyor. Bütün bunlar olurken Seyfettin'in en olur olmadık yerlerde yaptığı espriler karakterin ruhuna oldukça uygun.
Bu sayının hoşuma giden diğer hususlarından biri de, bu işin bir ekip çalışması olduğunun vurgulanması. Tamam Seyfettin serinin baş kahramanı ama yan rollerin de daha aktif bir rol alması bu seriyi ilginç yapan unsurlardan. Mesela olayın iç yüzünü çözerlerken ilk yorumu yapan Seyfettin oluyor, onu sırasıyla Münevver, İsmail, Esat izliyor. Evet yanlış okumadınız İsmail bile cinayetleri çözerken söz sahibi oluyor. Planı tüm ekip birlikte yapıyorlar.
Macerada sön dönemece girilirken Münevverin her karakterin kendi özelliklerine göre silahlarla donatması, bir sonraki bölüm için heyecanı üst noktalara taşıyor. Öykü, bu noktadan sonra akıcı bir seri aksiyon sahnesinden sonra her şey bittiğinde tüm kötücül planlarını açıklayan çılgın bilim adamı ve Frankenstein hikayesi gibi klişelerle son buluyor. Şunu unutmayın ki çizgi roman gibi sanatlar klişeyi sever. Ayrıca asıl önemli olan hangi konuyu işlediğin değil, konuyu nasıl işlediğindir.
Sonuç olarak Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları'nın ikinci cildi oldukça tatmin edici bir çizgi roman albümü olarak serinin kalitesini bir üst sıraya taşıyor.
İyi okumalar.

8 Aralık 2016 Perşembe

Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları - 1 "Yeditepe Canavarı"

Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları - 1

Devrim Kunter uzun yıllar fanzinlerde ve web forumlarında kendini gösterdi. 2013 yılında ilk basılı albümünü yayınladı: Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları - 1 "Yeditepe Canavarı". İşte herşey onunla başladı.
Her James Bond filmi, her MacGyver bölümü ana konudan bağımsız bir aksiyon sahnesiyle başlardı. A takımı da böyleydi. Aslında 80'lerin dizileri böyleydi diyebilirim. Bu hem karakterleri tanımamız için bize fırsat verir hem de ilgiyi taze tutardı.
Günümüzün Scherlock tarzı dizilerinde ise ilk olarak cinayet gösteriliyor. Ardından günlük işleriyle uğraşan Holmes ve Watson gibi karakterler bir şekilde soruşturmaya dahil olup olayı çözüyorlar.
Seyfettin Efendi'nin ilk macerasında da yukarda belirttiğimiz iki formül birlikte kullanılıyor. İlk etapta Seyfettin Efendi, kendisinin ve takım arkadaşlarının meziyetlerini bize öğretircesine bir vakayı açıklığa kavuşturuyor. Sonra, kurbanın kaybolmasını anlatan bir kesit görüyoruz.
Devrim Kunter "kahramangiller" sitesinde karakterin orijinini anlatırken hikayeye baştan başlamayıp, karakterin geçmişini "flashback"'lerle sunulması gerektiğini söylemişti. Aynen bu şekilde yaparak Seyfettin Efendi'nin geçmişini bize tanıttıktan sonra, cinayet vakamızı çözmeye başlıyoruz.
Kahramanlarımız biraz steryotip. Seyfettin Efendi grubun beyni, Dr. Aziz ise kalbi. İsmail kas gücü, Esat gölgelerde çalışan dexterity ağırlıklı bir "rogue". Münevver ise doğa üstü güçler yerine teknolojiye dayanan bir çeşit "mage". Böyle ekipleri çok severim. Güzel bir ekip. Hepsini geçmişi var tabi henüz biz bilmiyoruz.
Vakamız paşa tarafından bizim ekibe verilince, olay yeri inceleme başlıyor. Tarihi camilerde satanist ritüeller eşliğinde cinayetler işleniyor.
Tüm bunlar olurken arka planda sinsi bir örgüt var, Bizim ekip olan İfşa-i Sırrın tam tersi: Rical-i Gayb!
Albümün çıkış tarihinin 2013 olmasına sığınarak haddinden fazla spoiler verdim. Gerisini lütfen okuyun.
Çizimler ve kurgu serinin ilk kitabı olması hasebiyle, daha sonra çıkacak olanların biraz gerisinde kalıyor. Ama son derece estetik olduğunu söyleyebilirim.
Devrim Kunter'in belli bir kalitesi var. Bu albüm pek çok yerde tükendi. Yine de eminim ki Seyfettin Efendi'nin kendi sitesinden temin edebilirsiniz.
Ayrıca albümün önsözünü geçtiğimiz ay kaybettiğimiz Giovanni Scognamillo kaleme almış.
Serinin diğer albümlerini de inceleyeceğim. Şimdilik bu kadar.